Cea mai recentă fotografie postată de Can Yaman, din obiectivul lui Morteza Atabaki, a reușit să obțină și aprecierea lui Ferzan Özpetek ,regizor cu dublă cetățenie (turco-italiană) și deținător al Premiului David di Donatello pentru cel mai bun film.

Ferzan Özpetek declara, cu nici o lună în urmă, că Can Yaman este interesant, ar putea juca într-un viitor proiect al său și a remarcat că a ținut cont de sfaturile sale în privința unei schimbări din punct de vedere fizic.

 

Can Yaman mărturisea că visul lui este să joace într-un film al regizorului Ferzan Özpetek. 

CanYaman

În altă ordine de idei, „Come un respiro/Ca o respirație„,  noua carte a lui Ferzan Özpetek , este una dintre cele mai vândute, în acest moment, în Italia.

View this post on Instagram

Un tocco magico come quello di Agatha. Antonio D’orrico #comeunrespiro #birnefesgibi #ferzanozpetek #jacobomilesi #mondadori Agatha’yı anımsatan büyülü bir dokunuş Romalı bir arkadaş grubunun geleneksel pazar öğle yemeği, hiç tanımadıkları yaşlı bir kadının beklenmedik ziyaretiyle yarıda kesilir. Kadın yıllar önce o evde yaşamış ve tutkulu aşklar, hamamlar, harem anıları, baharatlar, Doğu’ya özgü kokular ve İtalya’dan alelacele kaçtıktan sonra ablasına yazdığı mektuplarla örülü bir yaşam sürdüğü İstanbul’dan Roma’ya geri dönmüştür. Ev sahipleri ve dostları bu kararlı ve hülyalı tavırlı kadından, sonrasında da ablasının anlattığı hikâyeden çok etkilenir. Gizem dolu ve umutsuz ikili (üçlü?) bir aşkın hikayesidir bu. Ferzan Özpetek’in, sinematografik anlamda, filmlerinin henüz ilk karesinde kendisini gösteren özel bir dokunuşu var. Bu dokunuş romanlarına da yansıyor: Her biri romantik bir İngiliz kadınının kaleminden çıkmış gibi. Ölümcül zehirler de hazırlayabilen (Agatha çağrışımı buradan geliyor) romantik bir kadın. Yönetmenin romanlarında, Boğaz kıyılarında geçen gençliğinden izler var. Kitabın finali, o ana kadar ilmek ilmek dokunan anlatı akışını bir anda paramparça eden bir pençe gibi. Bir hayatın (ve hayatın ta kendisinin) gizemini açıklamak acımasızca olmanın ötesinde gereksiz de. Aksine kapalı bir kutu olarak kalmalı. Hikâye anlatma sanatı, döneceğine inandığı kocasını beklerken, taliplerini oyalamak için dokuma tezgâhının başında gergef işleyen Penelope’nin hünerini gerektirir. Antonio D’orrico

A post shared by Ferzan Ozpetek (@ferzanozpetek) on